Orki

Yazar Av Tutkusu. Yayın yeri BALIKÇILIK, Haberler, M. Tahir Gürhan

orki

Yayınlanma Aralık 13, 2011 ve Yorum Yapılmamış

orki2 225x300 OrkiSevgili dostlarım,

23 Nisan’ın Cumaya gelmesi, Perşembe akşamından çoluk çocuk Saros yollarına düşmemizi sağlamıştı ya, benden mutlusu yoktu. Yıllardır işlerim nedeniyle 3-4 günden fazla tatil yapamayan bendeniz için bu tür fırsatlar tatil imkanı oluyor.Malum tatil eşittir balık olunca, mutluluk formülü çabucak çözülüyor .

Gece yarısı Saros’da evimin bulunduğu sitenin iskelesine indiğimde her zamanki gibi tekrar Ege’nin bu eşsiz güzelliğine aşık olup, şaşkın şaşkın denizi seyre dalmıştım. Bilmezdim kelimelerin bu kadar kifayetsiz olduğunu bu derde düşmeden önce…

Son 4 haftada 30 kg civarı sinarit yakalamış olmanın verdiği heyecanla ertesi güne bir iki hazırlık, ardından derin bir uyku… Oksijenin bol olduğu Saros’da insan uykuların en güzelini doya doya yaşıyor, fakat sabah 6:00 ya ayarlı cep telefonu denize açılma vaktinin geldiğini söylüyordu.

Evimin bulunduğu yerin su altı yapısı genellikle düz tarla şeklinde olduğu için, yeni moda olan jig işini denemem için 60 km ye yakın yolu römorkla gitmem gerekiyor. Fakat son haftalarda normalden erken tarihlerde kıyılamış olan sinaritleri 6-10 metrelerde avladığım için pek o kadar yolu gitmeyi gözüm yemiyordu. Plan tamamdı; geçen hafta sonu kullandığım ve çok başarılı olan turuncu x-rap ve mavi gümüşi yozuri sahteleri 150 ve 200 gr kurşunlarla çekerek işe başlayacaktım. Fakat saat 7:30’dan 11:00’e kadar her tür sinarit denemem boşa çıkmıştı. Bu da balıkların tekrar derin sulara çekilmesi demekti. Bugün 23 Nisan, neşe doluyor insan da, nerede bu sinolar yahuuu?

Eyvah kıyılarda ciddi anlamda bulunan lez lerden dolayı, zaten mevsimi olmayan levrekleri aramakta boşa uğraşmak olacaktı. Tek çare sağımda solumda oynak yapan 5-10 kg arası tahmin ettiğim tombikleri yakalamak için dolaşmaktı. Zira tekneyi tekrar römorka al, 60 km git, tekrar indir filan zor iş… zaten tatil yapacağız ya… Züğürt tesellilerinin bini bir para…

Daiwa Sealine ve Okuma Makaira çıkrıklara 0.40 beden yapıp tombiklere gezdim. Yaklaşık 2 saat sonra sağlam bir vuruş oldu ve tasmaladım, tahminim 8-10 kg lık genç bir orkinos vardı takımın ucunda. 50 metre kadar çektim balık sudaki diğer takıma doğru yönelince hemen öteki takımı toplamak ihtiyacı hissettim. Fakat bu arada maalesef sahtenin iğnesi balığın ağzından kurtulmuş ve balık kaçmıştı. Başka vuruş alamadan günü bitirmiştim. “Servi boylu ümitler döndü birer iğdeye, geçti Bor’un pazarı sür eşşeği Niğde’ye” hesabı akşam acısını yeşillerde alıyordum.

Arka evdeki komşum Can benden bir gün evvel gelmiş ve tek bir vuruş olmadan iki gün geçirmişti. Yani durumumuz pek parlak değildi. Fakat ne beis Saros’dayız ve balık tutamasakta keyfimiz gayet iyiydi…

orki3 OrkiCumartesi günü sabah tembellik edip denize geç çıktım ve kızımla birlikte tekrar hem sinarite hemde orkinosa gezdik. Sağımızda solumuzda ufak orkilerin dansları ve sardalya sürülerine dalmaları görülmeye değerdi. Fakat benim Tobimaru ma rağbet yoktu. Bu arada değişik bir sürü sahte ve püskül denememe rağmen vuruş olmamıştı. Halbuki dün balığın vurduğu mavi Tobimaru devamlı olarak takımdaydı. Uzaklarda tam su kesiminin dışına fırlayan büyük balıkları görünce takımlardaki misinaları 0.70 floro carbon yapmıştım. Bir türlü balık vurmayınca kızımda sıkıldı ve eve gitmek istedi.

Öğlen saatlerinde kızımı eve bırakıp oğlumla biraz dolaşalım dedik.Oğlum 2 şişe bira elinde, iskeleye geldiğinde; “Baba hiç merak etme, ben ve iki şişe bira sana şans getireceğiz” dedi. Orkinos oynakları zaten kağıt gibi durgun denizde çok uzaklardan fark ediliyordu. Dolaşmaya başladık, orkiler oynaşıp duruyorlar fakat bizim sahtelere rağbet etmiyorlardı. İkinci biranın da dibine gelmiştik ki yakınımızdaki bir oynağın kenarından geçerken Okuma Makaira çıkrığım sanki bir jetskiye takılmış gibi feryat figan boşalmaya başladı.

Çetin derhal öteki takımı topladı ve dümene geçti. Takımın emniyet ipinin klipsini çözüp tasmayı vurdum.Aman Allah’ım kim kime tasma vuruyor. Derhal dragı biraz sıkıp balığın peşine düştük. Balık direk açığa yöneldi ve bir anda 300-400 metre ip aldı. Motorla gaz verip tekrar ensesine bindik. Artık tamamen yol istiyor, bende hafif hafif zorluyordum. Zira takım 0.70 ve ucunda Tobimaru vardı. Allah’tan iğnelerini yeni değiştirmiştim, fakat yinede balığın ne ebatlarda olduğunu bilemediğimden abanamıyordum. 15 dakika sonra takımı oğluma verdim ve birazda onun keyif yapmasını istedim. Bu arada balık bize doğru gelmiş ve olta boşlamıştı. Çetin üzüntüyle baba gitti dedi. Ve ben yıkıldım fakat Allah’tan aynı anda balığı tekrar hissederek sevindirik olduk.

Bu arada uzaktan bizim teknedeki koşuşturmalarımızı gören komşum Can telefonla aradı.. “Ne ooluyo komşu???” Ne olsun Can valla bir alamet yapıştı, takım zayıf abanamıyorum gezip duruyoruz…

Can, teknedeki eşiyle birlikte yakınımıza gelip video çekmeye başladı. Aradan 30 dakika kadar geçmiş fakat balıktan yorulma emareleri henüz gözükmüyordu. Ama ilk anlardaki gibi deparlarda atamıyordu. Biraz su üstü yapar gibi olduysada tekrar dalmaya başladı. Tam tamına 6 kere tekneye yaklaştırdım ve her seferinde dibe daldı. Hatta 3 seferinde fırdöndüye kadar geldi fakat teknenin görüntüsünün ve motor sesinin (her ne kadar 4 zamanlıysada) balığı ürküttüğüne karar verip motoru durdurdum. Balık biraz daha sakinleşti ve yavaş yavaş tekrar yukarı aldım. Artık itiraz etmeden geliyordu. Oltaya vurduktan tam 45 dakika sonrasında balığı görmüştüm. Teknenin 10 metre altı gümüş gibi yanıyordu. Tahminlerimin çok üstünde bir balıktı. Teknenin dibinden su üstü yaptığında elimi yavaşca galsamasına soktum ve halatı geçirdim. Baba-oğul halatın uçlarından asılıp ayaklarımızı küpeşteye dayayarak balığı teknenin içine aldık .

Biz Kazanmıştık…
Çığlıklarımızla Saros Körfezi’ni bir güzel inlettik. 0.70 misina, 12 cm sahte ile 1.5 metre 50 kg Orkinos…

Sevgili komşum Can ve eşi de 25 dakikasında video kayıt yaptıkları bu mücadele sonunda teknemin yanına geldiler, sevincimize ortak oldular.Onlar sayesinde uzaktanda olsa böyle bir avın videosu olmuş oldu. İyiki böyle mütevazi ve dost bir komşum var.

Telefonda ilk olarak kızıma söylediğimde biraz bozuldu; “neden benleyken yakalanmadı” diye sorup durdu. Takımları toplayıp kıyıya geldiğimizde tüm site sakinleri karşılama komitesi gibi kıyıdaydılar. Balığımızın defalarca resmini çektiler ve bu güzel anı ölümsüzleştirdiler.

Sabrımın sonunda ödülümü almıştım. Akşam güneş batarken iskelede yeşillerin efesiyle Saros adalarına doğru bakarken, başımı yukarı kaldırıp tekrar şükrettim bize bu güzellikler verildiği için.

Batan güneş denizi kızıla boyarken arkasında Poseidon ve Zeus yine gülümsüyorlardı.

Tüm balıkçılara selam olsun…Saros’dan sevgilerimle…

Yazar: M. Tahir GÜRHAN

Av Tutkusu Dergisi
Sayı: 7 Haziran 2010

BU HABERI PAYLAŞ

Yorum Yapılmamış

Orki Henüz hiçbir yorum yok. Bir yorum eklemek istermisiniz?

Yorum Yaz

You must be logged in to post a comment.

Önceki yazıyı okuyun:
Balıklar-ve-Yöntemler
Balıklar ve Yöntemler

Antenli Mercan Esasında yöresel bir addır. Bu adı sırt yüzgecinin baş tarafındaki ilk ışınının oldukça uzun olması nedeniyle almıştır. Mercan...

Kapat