Doğal yaşama saygı yükselen bir değer olarak tüm dünyada gelişmişliğin ve medeniyetin en önemli göstergelerindendir. Bu anlamda içinde yaşadığımız dünyanın doğal değerlerinin korunarak yarınlara aktarılması ve ekosistemin korunması önemli sorumluluğumuz olarak biz medeni avcıları yükümlülük altında bırakmaktadır. Bu yükümlülüğümüzün gereği avcılığı doğaya bir katkı olarak algılayan bizler, biz bize kaldığımız meralarda bu sorumluluğumuzun bilinci ile hareket etmek durumundayız.
Avcılıkta bilinçlenme dönemi olarak algılayabileceğimiz bu bakış açısının her geçen gün yükselen değeri bizleri eski alışkanlıklarımızdan uzaklaştırmalı, doğayı hoyratça kullanmaktan ve kirletmekten uzak tutmalıdır. Avcılar arasındaki birleşmelerin, bütünleşmenin, sosyo kültürel oluşumların hızla gelişme gösterdiği bu dönemde yeni yetişen gençlere örnek olabilecek etik yaklaşımların sergilenmesi son derece önemlidir. Avcılık geleceğimizin teminatı olan bu gençlerin doğru yönlendirilmesi usta çırak ilişkisi çerçevesinde iyi bir örnek model olarak bizlere sorumluluklar yüklemektedir.
Avcılar arasındaki olumlu bu gelişmeler iletişim araçlarının gelişimi ile tüm yurtta pozitif sinerji yaratarak Türk Avcılığını önemli bir noktaya getirmektedir. Toplum içerisindeki yanlış ve yersiz önyargılar giderek önemini yitirmekte, avcılığı ve avcıları tıpkı Avrupa’daki ülkelerde olduğu gibi saygın bir noktaya taşımaktadır. Toplum içerisindeki olumlu bu gelişmeler sorumlu bir avcılık bilinci ile kendimizi topluma anlatma çabasının ve çok çalışmamızın neticesi olarak gerçekleşmektedir.
Avcılığımızdaki bu gelişmeler kısa sürede kamu kurumları ile ilişkilerde de olumlu yansımalarını bulmaya başlamıştır. Avcılık sistemindeki yeni yapılanma modeli, avcı ve ona ait sivil toplum kuruluşlarına ve yerel idarelere yetkiler vererek onları daha fazla mesuliyetin içerisine sokmaktadır. Ayrıca, ‘Avcılık ve Avlak Yönetimi’nin tamamen ayrı bir departman olması, bu konudaki yetkili bürokrat ve memurların avcılara bakış açısı ve kurdukları münasebetlerin yapıcı, değer verici ve önemser noktaya gelmesi, avcılık sistemimizde yeni bir başlangıcın izlerini taşımaktadır.
Bu uzun yolda daha fazla sorumluluk almaya, dürüst olmaya, birleştirici olmaya, sivil toplum kuruluşlarımızı güçlendirerek gerekli değişikliklere vesile olmaya hazır olmayız. Türk Avcısına yakışan özgün değerlerle, daha güzel yarınlar dilerim.
Saygılarımla.
Yazar: İlhan DEVECİ
Av Tutkusu Dergisi
Sayı: 164 Eylül 2011
















Yorum Yapılmamış
Avcılık Sisteminde Zihniyet Değişikliği Henüz hiçbir yorum yok. Bir yorum eklemek istermisiniz?